Eskişehir de fayton elbette araba gelmeden önce taksi görevi gören güzide bir ulaşım aracı idi, tabi araba geldi mertlik bozuldu, faytonlar ve atlar önce azaldı sonra merkezde yasaklandı.. ve seneler geçti, Eskişehir hali yıkılmak üzere iken restore edilip kültür merkezi haline gelip "Haller Kültür Merkezi" adını alınca oraya bir de fayton geri getirildi!
Beyaz atların çektiği at arabası; beyaz Fayton
Bir Eskişehir'liden Fayton
İsmail Bayrak şöyle diyor (alıntıdır): Eskişehir'in sevdiğim en güzel yanlarından biri de, geçmişine ve kültürüne sahip çıkan insanlar topluluğuna sahip olmasıdır. Bu konuda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Hocamız Sayın Yılmaz Büyükerşen'i takdir etmeden geçmek olmaz. Bundan 5 sene öncesine kadar Eskişehirimizin yaşamız olduğu teknoloji ve gelişmeye dair atılımları, tarihi kültürlerimize hiç zarar vermiyor. Hatta detaylı düşünmek gerekir ise; tarih ile teknoloji bir kulvarda koşmaya devam ediyor.
Ben 30 yaşındayım. Bundan 20-25 sene öncesinde, bügünkü Haller gençlik merkezinin önünden uzanıp giden ve Anadolu Üniversitesine bağlanan caddenin, hemzemin kavşağında olan yerde faytonlar dururdu. Babam çarşıya çıktığımız zamanlarda bizi mutlaka faytona bindirir ve bir güzel Eskişehir'i gezdirirdi. Babamızın olmadığı zamanlarda, faytonların arkasına takılır, faytonu yakalayanlar arkaya asılır, tabiri caizse ücretsiz seyahat ederdi. Gezinme alanının 100-200 mt ile kısıtlandığı çocukluk dönemlerimizde, en büyük zevklerimizden biri idi faytonlar. 
Fayton Durağı
Sonra bir ara kayboldular. Yerlerini dört tekerlekli metal yığınlar aldı. Taksi, Otobüs, Minibüs derken, Fayton ile ulaşımı kimse tercih etmez oldu. Gözümü buğulandıran, bana babamın şevkatini hatırlatan o atlı arabalar, birgün tekrar karşıma dikiliverdi. Hemde eskisinden daha heybetli ve daha gururlu bir şekilde. Tramway'ın caddelerimizi arşınladığı bir yerde FAYTON... Budur işte... Teknoloji ile kültür ve tarihi miraslarımızın birlikteliği.
Yaşı benden büyük abilerimin, ablalarımın affına sığınarak ukelalık etmek istemiyorum. O günleri yaşamak bir ayrıcalıktı. Şimdi o ayrıcalığa benim çocuklarım, sizler ve tüm hemşerilerim tekrar sahip. Ataerkil bir toplumdan gelen bir ölümlü olarak, geçmişe verilen bu değer karşısında huzurlarınızda saygı ile eğiliyor ve Uluönderimizin şu sözü ile cümlelerimi tamamlamak istiyorum... Tarihini ve kültürünü unutan bir toplum yok olmaya mahkumdur.
Fayton Nedir?
Fayton, körüklü, dört tekerlekli, atlı binek arabasıdır.
Osmanlılar zamanında arabalara genellikle kupa adı verilirdi. Son zamanlarda talika, kinto, kâtip odası, lando denilen çeşitli tipte arabalar yapıldı. Bütün bunlarla sadece insan taşınırdı. Otomobilden sonra fayton yavaş yavaş bırakıldı, büyük şehirlerde tamamen ortadan kalktı, Anadolu kasabalarında ise sayısı azaldı. Son yıllarda tekrar canlanan fayton kültürü bir çok şehirde çoğaldı. Lando ile kupaların oturma yerleri tamamen kapalıdır. Tek veya çift atla çekilen faytonların körükleri yarı yarıya ve öne doğru kapanacak şekildedir, sürücü için ön kısımda yüksek bir yer vardır. İstanbul adalarında motorlu taşıt kullanma yasağı olduğu için faytonlar bu adaların özelliğini teşkil eder.
Biraz daha detaya inersek aslı Fransızcadan, Phaeton (Faeton); körüklü açık binek arabası’’ Dört tekerlekli, ön tekerlekleri küçük, arka tekerlekleri büyük, tek oklu ve çift at koşulur, öndeki arabacı yeri yüksekde, körük çekildiği zaman arabacı körük dışında kalır.
Arabaya ön ve ard tekerleklerin çamurlukları arasına yerleştirilmiş basamakla binilir; dört kişilik arabadır, iki kişi, yüzleri gidiş istikaametinde arkaya sábit yere, iki kişi de onların karşısına, bakan iner bir yere oturur. Körük bilhassa yağmurlu havalarda çekilip açılır; bacakların ıslanmaması için de diz üstüne çekilir bir muşambası vardır; körük dışında kalan arabacılar da, bir gocuk yahud yağmurluk giyerler. Arabacı yerinin iki yanında da birer feneri vardır.

Eski Faytoncu
İstanbul`a, dolayısı ile Türkiye`ye Sultan Abdülmecid devrinde, önce konak ve saray arabası olarak girdi; Sultan Abdüláziz devrinde de kira faytonları kullanılmaya başlandı. O devirlerde İstanbul`un tek nakil vasıtası atlı binekarabaları olup biri körüklü ve açık araba olan faytonlar, diğer ikisi de kapalı arabalar olan ‘‘Lando’’lar ile ‘‘Kupa’’lardı. İkinci Sultan Abdülhamid zamanında kadınların faytona binmeleri yasaktı. Kira faytonları iki kısımdı, bir kısmı her gün piyasaya çıkardı; bir kısmı lüks faytonlardı, piyasaya çıkmaz, ahırlarda, arabalıklarda durur, varlığı hususi araba tedárik edecek mertebeye varmamış, fakat kira arabası ile dolaşmayı da kendilerine yediremeyenler tarafından haber salınarak tutulur, içine, konak arabası cakası ile binilirdi.
Eskişehir'de Fayton Nereden Kalkıyor?
Eskişehir Fayton durağı Haller Gençlik Merkezi'nin hemen önünden bulunuyor, buradan kalkıp kısa bir tur atılıyor, Espark'ın etrafından dönüyor sanırım, yalan olmasın baya oldu enson bineli, bir de şimdiden söyleyim yanlız yazın çalışıyor fayton. |